Herkese merhabalar,
Ben Eda Kuru, “instagram adımla @muhendisgezginn” 🙂
İlk yazımın heyecanını en çok aldığım sorulardan birini açıklayarak geçirmek istedim. Özellikle üniversite hayatına yeni adım atan arkadaşlar için verimli olabilecek bir yazı olması dileğimle..
Üniversite hayatımın ilk senesini hazırlık okuyarak geçirmiş ve sonrasında hazırlık sınavını geçememiştim; bu sayede ailemin destekleriyle 10 hafta İngiltere’de bir dil okuluna kayıt oldum ve hayatımın en önemli 10 haftasını geçirdim. Şimdilerde fark ediyorum; iyi ki hazırlığı geçememiş ve gözlerimi hayata açmışım. Bu dil okuluyla 2015 senesinden beri birlikteyim, okurken çalışabileceğimi ve bu çalışmalarımla da gezebileceğimi öğrettiler, hatta yaşattılar bana. 2015 senesinde İngiltere-Eastbourne ile başladı yurt dışı maceralarım sonrasında sırasıyla Amerika-New York, San Diego, Miami daha sonrasındaysa İngiltere-Londra, Bournemouth olarak devam etti. Sadece bu konumlarda kalmadım bu ülkelerde birçok yeri gezdim, çalıştım hatta yavaş yavaş gezgin olma adımlarıyla Balkan ülkelerini ve ülkemizin güzel topraklarını da gezmeye başladım. Bu arada 10 haftalık deneyimimin dışındaki tüm gezilerim kendi çalışmalarımla oldu, ailemden sadece bir miktar harçlık almıştım. Bu süreçte gezmenin ve çalışmanın yanı sıra Çankaya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden hazırlık ile 5 yılda, 3.07 ortalama ile mezun oldum ve Makine Mühendisliği bölümünden de çift anadal yaptım, 2020 yılında tamamen mezun olmuş olacağım.
2018- Brooklyn Bridge, New York
Kısaca kendi deneyimlerimden ve yaşadıklarımdan bahsettiğime göre gelelim asıl konumuza..
Ben ailem sayesinde şanslı olanlardanım ama çevremde o kadar çok arkadaşım var ki ailesinden para almadan bu yollara adım atan! Deneyimlerim, gözlemlerim, duyduklarım, gördüklerim ile o kadar emin söylüyorum ki; “Okumak, çalışmak, gezebilmek” hepsi bir arada mümkün! Peki nasıl olacak?
Aslında çok duyduğum, inandığım ve hatta bir kitabın adı olan bir söz var; “her şey seninle başlar” diye, konu tam olarak bu. İnsan ne kadar ne istediğinin bilincinde olur, kendisine inanırsa; hedef ve isteklerine o kadar kolay ulaşıyor. Çok fazla planlı yaşayabilen bir insan değilim aslında ben, hatta son dakikacılardanım diyebilirim ki buna rağmen bu okumak, çalışmak, gezmek üçlüsü için çok büyük adımlar attım çünkü çok inandım çok istedim. Bu sebeple sizlere planlı olun diyemeyeceğim, inanın, harekete geçin ama planlı olmakta da fayda var 🙂 Üniversite hayatı zor bir süreç fakat çalışma hayatı daha da zor ve yoğun bir süreç. Bu süreçte hayatınızı ne kadar düzene sokar, koşuşturmayı ve istediğiniz her şeye yetişebilmeyi bu yıllarda öğrenebilirseniz; mesleki hayata geçiş yaptığınızda kendiniz ve işiniz arasındaki senkronizasyonu daha kolay sağlayabilirsiniz. Peki sizlere tavsiyelerim neler?
Daha birçok madde gelebilir buraya ama göreceksiniz siz başladığınızda birçok kapı açılacak ve hangi kapıya giderseniz gidin sizi hep aydınlatacak. Her zaman iyi şeyler yaşayamayabiliriz belki ama iyilerde, kötülerde bizi biz yapan şeyler. İyileriniz ve kötüleriniz ile benliğinizin oluştuğunun bilincine varın. Yorulduğunuzda, durduğunuzda sizi dinlendirecek ve güç toplayabileceğiniz mola yerleriniz olsun. Mola yerleriniz belki bir deniz kenarıdır belki aileniz belki de bir şarkı, siz yeter ki iyi hissedin ne olduğu nerede olduğu mühim değil. Her şeye yetişmek zorunda değilsiniz ama istediğiniz her şeye ulaşabilirsiniz.
Umarım biraz olsun faydalı bir yazı olur ve gelecek yazılarımda buluşuruz 🙂 Sorularınız ve önerileriniz için instagram profilimden de bana ulaşabilirsiniz.
Pozitif kalın! 🙂
Endüstri Mühendisliği öğrencisi (2014-2019)
Makine Mühendisliği öğrencisi (2015-2020)
Çankaya Üniversitesi